"Artık uyanmak zamanıdır… Ses… Ses… Sesin Tanrı’ya ait bir anahtar olduğunu bilerek, pencereye yaklaşıp, perdesini yeni çeken güle bakarlar. Gül, yalnızca “gül” değildir. Onu bilerek bakarlar derinliğin renklerine… Ve susarlar. Ve bilirler ki; çiçekler, Tanrı’nın insanoğluna sunduğu güzel armağanlardan, yalnızca bir sesin, renklere bürünmüş halidir… Uykudan uyanan dervişlerin arkasından, akşama kadar hayatı kucaklayacak ve dünya âlemi gezip gelecek ve tekrar dervişin kaşları arasında huşu ile ya ...