Sustum. Ordövr tabakları, içkiler geldi. Düğün başladı. Gelinle damat, havai fişekler, çiçekler… Güneş yeni batmıştı. Hava nemliydi. Tuhaf bir rüzgâr başladı. Hızlandı. Deniz dalgalandı. Masa örtüleri uçuşmaya başladı. Hava fırtınaya dönüyordu. Yağmur, ardından dolu yağmaya başladı. Hayır, hayır. Tuhaf sesler duyuluyordu. Colk colk… Masanın üzerine bir şeyler düşüyordu. Kucağıma ıslak bir şey düştü. Çığlık atanlar oldu. Gökten ölü kurbağalar yağıyordu üzerimize.” Iraz Şensöz, gündelik hayatın sı ...