İkinci Dünya Savaşı tüm vahşetiyle devam ediyordu. Çarlık rejiminin sınırları saldırı altındaydı ve Çar II. Nikolay artık çok uluslu ülkesini yönetemez duruma gelmişti. Bir yanda serflikten yeni kurtulan ve mujik adı verilen köylülük toprak ağalarının pençesinde kıvranırken; diğer yanda belli kentlerde gelişmekte olan kapitalizm ve burjuvazi Proletaryayı kanına kadar emiyordu… Her iki sınıfta aç ve çıplaktı. Kışın dondurucu soğuklarını iliklerine kadar yaşıyordu. Herkes silah altındaydı, cephede ...