En nihayetinde “Göç, Mekân, Cinsiyet” alt başlığını taşıyan bu kitabın seslendirdiği çok sesli repertuvar, gündelik hayattaki kimlik kovuklarıyla konuşuyor. Toplumsal aktörleri içine girdiği andan itibaren kuşatan, hiçbir ek söze ihtiyaç duymadan onu kestirme biçimde tanımlayan, kişiyi bir düşünsel mahalleye yerleştirip ezberlerini önüne koyan, dışarıdan ona giydirilen bu kıyafetin ne kadar yakıştığından bahisle gerçeklik evrenini belirleyen, bu vesileyle hakikat ile arasındaki ilişkileri düzenl ...