Kendilerini kaybetmiş, şuursuz ve gözü dönmüş kalabalığın hiç de iyi bir niyeti olmadığını anlayan Antonyo, var gücüyle koşarak Habib'e ulaştı. Şehrin ta ücra köşesinde buldu onu, ibadet ederken, mağarada... Anlattı vahametini işin, Antonyo! Haberi almasıyla beraber kanatlandı Habib. Uçarak yola düştü. Şehrin meydanına doğru! Ayağından çıkan ayakkabı, ayağına batan diken ve ayaklarını kanlar içinde bırakan taşlar... Ne umurundaydı Habib'in! Allah elçisinin yarenlerine bir taşın dokunmasındans ...