Neler, neler görürdü? İstemeden, aramadan burada ne hikâyeler, ne facialar, ne gözyaşları, ne çamur yığınları bulmuştu... Her defasında büyük şehir, hayat denen azîm arbede-gâhın kırık dökük enkazını, pejmürde âsâr-ı tahribatını getirip bu eşiğe atar, güya sinesinde çalkalanan çirkâb-ı levs ve marazı daha ziyade saklanamayarak hazm olunamamış, massedilememiş bir dalga hâlinde bu duvarların kenarına kusardı.
Kırık hayatlar!..
Halid Ziya Uşaklıgil’in olgunluk devri romanlarından ol ...