Oğlumun ölüm yıldönümünde sabah erkenden kalkıp mezarının başına gittim. Mezarının yanına boylu boyunca uzanıp, kolumu mezarının üzerine attım ve onu adeta evde o yatarken yanına uzanıp sever gibi sevdim ve onunla dertleştim. Ona hiçbir zaman söylemek isteyip de söyleyemediğim sevgi cümleleri kurdum. Sonra mezarının yanında onun mis gibi evlat kokan kokusunu duyarak sarılıp uyudum. Ne kadar zaman uyumuşum bilemiyorum birden “Baba! Baba! Kalk!” sözleriyle gözlerimi açtım. Selda da Zeynep de benim ...