Ne kentler bizden kaçıp kurtulabiliyor ne de biz onlardan. Mavisini, yeşilini, çiçeğini, kuşunu, ağacını, toprağını, suyunu çalıyoruz kentlerin. Onlar da bizim yüzlerce binlerce saf yammızı... Hem dost hem düşmanız, bazen el ele ve bazen karşı karşıya... Yine de her gün evlerimizden dışarı çıkmalıyız, yalnızca iş için değil elbette.Bir parçası olduğumuz, onunla ve onda yaşadığımız kentin gözlerinin ta içine bakmaktan, söylediklerini işitmekten çekinmemeliyiz. Sokak hayvanlarını, kaldırım taşları ...