Birkaç kuruş masaya zorla bıraktım. Bırakmasam bir dahaki gelişime ne içeri girebilir ne de
buranın çayını hayatımın sonuna kadar içebilirdim. Bununla beraber arkamdan düzenbaz,
tokatçı, üç kuruşu bile veremeden kaçan bir sefil denirdi. Hem bu yaşımda hem tam hayatımı
dengeye getirmeye çalışırken böyle büyük ithamlar itibarımı zedelerdi. Kendi kendime
güldüm. “İtibar” kelimesini nerede, kimden duymuştum acaba? Kelimenin gerçekten ağırlığı,
saygınlığı vardı. Bazı kel ...