''Ben artık kambur kalacağım büyükbaba! Kambur anladın mı, diye bağırarak hastane koridorunda koşmaya başladı Yüksel, Ömer de oğlunun peşinden.''
''Hayatta bir kere güldüm, o da kursağımda kaldı. Biliyor musun, beni hiç sevmedi yanına yakıştıramadı, kamburum diye de aşağıladı. Bunu anladım da bana niye ümit verdi ve hayallerimle oynadı? Onca yaşanan şey yalan mıydı?''
''Evladım, benim de sırtımda görünmeyen kamburlarım vardı. Pişmanlıklar, keşkeler... En çokta oğlum Mehmet'in acısı ve ...