Din, siyasi görüş, ırk, para ve soyluluk; insanlar arasında farklı dünyalar ve farklı diller yaratabilir. Ancak insana dair kederler, acılar, hayal kırıklıkları, tüm insanları aynı dünyada ve aynı dilde buluşturabilir. Bu yüzden insana dair değişmez duygular; mesafe, ayrım ve statü tanımaksızın herkesi bir paydada sıkı birer dost kılabilme kudretine sahiptir. Yeter ki kaderin düşüncesizliğiyle nasiplenmiş olsunlar.
“Ya yargılarsan beni?”
“İnandığım dinin sahibi şahittir!”
...