"İsuf um, bir gün daha sensiz, boynu bükük ve hüsranla bitti. Şemsinle birlikte kim bilir kaçıncı kez yitiğimize kavuşamamanın hüsranıyla dertleşip ayrıldık. Seni bekleyip de kavuşamadığımız kaçıncı gün batımıydı bu, bilmiyorum. O mahzun, ben mahzun... Gözler yine yaşlı, yürek yine buruk...Kaç gün daha beklemeye ömrüm vefa eder, bilemiyorum. Tek bildiğim, son nefesime kadar seni ümitle beklemekten vazgeçmeyeceğim. Son nefesimi verdikten sonra bile, başka bir boyutta, başka bir halde, ama yine de ...