Yürüyordum karanlığın üstüne
Özünü izini yitirmiş bir pervaneydim
Usanmıştım nesnenin koyu zindanında
Kendi tefekküründe soluksuz divaneydim
Bir güz yaprağıydım
Kendi aldanmışlığına kıvrılmış yalnızlığım
Geçer akçe değilmiş adanmışlığım
Ardında yarım asrı tutan serüven
Omuzlarımda yarım asırlık yorgunluk
Bitti mi bilmem
Yoksa başlar mıydı yeniden
Yüreğimde belkilerin
Sankilerle hoyrat sevişmeleri
Söyle gönlüm
Sen ...