“Eğer söylenmek isteyeni kavrayabilse, şifreyi kırabilse her şey bambaşka olacaktı. Tozlu masalarda dosyaları karıştırmak zorunda kalmayacaktı belki de. Her gün aynı sokaklarda yürümeyecek, aynı yüzlerle bıkkınlık içinde sohbet etmeyecekti. Korkusuz gezginlerden biri olacak; başka gökler altında, başka insanlar arasında, uzun, tasasız bir hayat sürecekti. Evet, her şey bambaşka olabilirdi. Yıllar önce, vakit varken uzak diyarlara giderek abilerine katılmadığına yandı. Bu köhne evin içinde onu yo ...