Kadim zamanların hakikati çoktan unutulmuştu. Kefareti ödenmeyen bilgelik kendini esirgemişti. Anlam, yeni bir form ve nesne arıyordu. Akıl, yeni bedenlerde zuhur ediyordu.
İnsan aradı, yüzlerce yıl aradı, binlerce yıl sordu: "Biz nereden geldik ve nereye gidiyoruz?" Bulduğunu sandığı cevaplar arasından önce taşları seçti. Bilim yük¬selişe geçince taşlar bırakıldı. Dinler bilime, bilim dine savaş açtı. Dinler galip gelince bilim geri çekildi; bilim galip gelince dinler geri adım attı. Tam ...