Ağırlıklı olarak, Şemsi Tebrizi'nin bir aşk destanı olan hayatının anlatıldığı bu eser, aynı zamanda Hallac-ı Mansur'u da kapsayan bir aşk üçlemesinin ikinci kitabıdır.
Zaman zaman gözyaşlarıyla yüreklere dokunarak, zaman zaman da aşk derdiyle tanış olanları coşturacak bu kitabı okuyup da, bu ummandan bir avuç bile yudumlayamayanların kabahatı bizde olsa gerekir; böylesi bir ummana dalıp da tek bir inci çıkaramadık diye...
Sözün burasında hamûş olup, Şemsi Tebrizi'nin mısralarına ...