Ahmet Hamdi kim diye sorsalar kendimi de tam olarak tanımlayamıyorum. Cevap olarak sadece şu dağınık cümleler geliyor aklıma: 1923'te Erzurum'da "yayından yeni çıkmış ok'; ardından Konya'da Selçuk mimarisinde kaybolan ve Mevlana'nın güneşiyle ısınan yolunu kaybetmiş biri, Ankara'da resim ve musiki peşinde bir gurbetzede, İstanbul'da hülyalarının mücadelesinin adamı, Paris'te ilerleyen yaşına rağmen yine edebiyattaki yolunu arayan şair...
Bütün bu dağınık portreler ve kendime sorduğu ...