Benim hayretime dikkat etmeyerek dirseklerini balkonun kenarına dayadı; yüzüme bakmayarak, ta o güneşin etrafında açılan kırmızı dalgalara dalarak dedi ki: -Bilir misin, bazen böyle şu tepsi kadar büyük bir yakut parçası şeklinde kızıl ziyalar saçan güneşi seyrederken ne zannediyorum? Bu güneşi öyle ateşten yaratılmış bir mahlûka benzetiyorum ki her gün bir günlük zamanı şarktan garbe taşıyor, bütün bu mesafeyi o yük altında bir hamlede aştıktan sonra ta orada göğsünden şu bir günlük zamanın enk ...