Abanoz renginde kunt bir kayaya sırtını dayamış, önündeki bakır kızılı yarı çöl alana bakıyordu. İleride deve mi at mı tam seçemediği bir bineğin üzerinde, ağır ağır uzaklaşan dervişe benzer biri vardı. Zamanı yarım saat geriye alıp, küçük değişiklikler yaptıktan sonra geleceğin değişip değişmediğine bakıyordu. Yanında kimse olmamasına rağmen bakışları yalnız kendisine ait değildi, orada olmayan bir kalabalığın bakışını taşıyordu. Zamanı geriye aldığı her seferde, yaptığı değişiklik ne olursa ol ...