Ses tutulması böyle bir şey olmalıydı. Söylenmesi gereken bütün sözcükler dilime üşüşmüştü, ama sesim yoktu! Sesimi bulamıyordum! Sadece gülümseyerek yüzüne bakıyordum. Gülümseme de gülümseme olsa! Misket karası gözleri gözlerime takıldı kaldı, içini çekti, sayısız olasılık geldi geçti, anıların hızına yetişemiyordu. Doğrulmaya çalıştı. Yüreğinin derinliklerinden başlayan sevinç gülümsemeyle birlikte gözlerine, oradan da ağız kıvrımlarına yürüdü.
Meliha Akay; Gülüşün Gelincik Tarlası ...