Uçurumların kıyısında dolaşıyorum. Dalgaların içinde. Her gün bir çöl geçiyorum içimde. Zirvesine çıkıyorum dağımın. Koskoca kaya ayrılmış dağdan, öylece duruyor. Aşağıda habersiz yaşıyor şehir. Ayağımın ucuyla dokunsam yuvarlanacak şehrin üstüne. Bu hep böyle.Tam tehlikenin dibine kadar gidip, geri dönüyorum. Alıp başımı gitmeyeyim diye bir çit ördüm çevreme. Ama ille de çite kadar gidip ona dokunup susuyorum. Kendimi deniyorum belki de. Sonra `usluyum artık ben` diyorum. Gecenin dördünde kalkı ...