Çocukluğumun en çın çınlı resimleri, babamla yaptığımız tramvay gezilerinin alt beyne çökmüş görüntüleriydi... Pazar günlerinin, ama çokluk ilkyaz ve yaz güneşinin bol ışığında tabedilmiş o resimlerin bunca zaman solmadan saklanması çocuk belleğinin bir mucizesi olmalıydı... O kent, tarihinin “Latin İstilası”ndan sonra en acımasız istilasını yaşadığının hiç farkında değildi... Belki de kent farkındaydı da, biz o vahim yağmayı çok geç fark etmiştik... Bir dünya ve kültürler başkenti İstanbul, var ...