Adımları bir bir çoğaldı. Her bir kaldırım taşı ayak sesiyle yankılandı. Saatlerce yürümüştü. Nereye gittiğini bilmeden
yürümüştü. Mesele bir yere varmak değildi onun için. O, içinde korkunç bir şekilde kabaran ve yüreğini sıkan sancıyı bir
kenara atmak gayesindeydi. Serin rüzgâr saçlarının arasından geçerken, vücudundaki sıcaklığı da dindiriyordu. Bu ona iyi
geliyordu. Sahil yolu o gün görülmemiş bir tenhalık sergiliyordu.
Sancıların tümü beden yaşlanırken, ruhun hala dirili ...