XVII. yüzyılda gelişim sürecini tamamlayan "âşık edebiyatı", altın çağını yaşadı. En geniş sınırlarına ulaşan Osmanlı İmparatorluğu'nda binlerce âşık yetişti. Halk şairleri "âşık", "kul", "öksüz" gibi sıfatlarla anılmaya başlandı. Bir bölümü;
yeniçeriler, sipâhiler, leventler gibi askerî topluluklar arasından yetişti.
Bu dönemde, halkın sanat kültür zevki ve düzeyi de değişmişti. Şairler, kendilerini anlayacağına inandığı kitlenin gereksinimine göre şiirler yazma çabasına düştü. ...