Bu kitap, gençlik üzerine yazılmış değil; gençlikle birlikte çalışılmış bir düşünce sistemidir. Klasik anlatının çizgisel ilerleyişini değil, modüllerle yürüyen bir işletim yapısını benimser. Her bölüm, bir kavram değil; bir dizin. Her kavram, bir protokol. Ve her soru, bir yeniden başlatma çağrısı. Bu yapı, “ne düşünmeliyiz”in yerine “nasıl düşünebiliriz?” sorusunu yerleştirir. Çünkü gençlik, sabit bir kategori değil; akışkan, çoğul ve tanıma direnen bir varoluş biçimidir.
Gençlik artık bi ...