“İşgal Kuvvetleri subayları ile sıkı temaslarım göze batınca bana ‘Gâvur Mümin’ dediler. Gâvur, yani kâfir, yani hain Mümin. O zamanlar hakkımda böyle bir hüküm vermiş olanlara kin ve öfke duymuş değilim. Onları haklı buluyordum. Herkesin ölüm kalım savaşı yaptığı bir sırada ordu saflarında çarpışacağıma başımdaki gâvur şapkası ile dolaşıyordum. Düşmanla sarmaş dolaş yaşayan bir haine, namussuz bir kavga kaçağına ben de olsam kin dolu gözlerle bakardım. Kurtuluşu için ölesiye, öldüresiye döv ...