Ağır adımlarla otobüs durağına yürürken, düşünceli hâli yüzünden belli oluyor, çatık kaşları kendiyle olan hesaplaşmasını gösteriyordu. Aklında hep "belkiler" vardı.
Burak'la daha çok ilgilense dostunu belki kurtarabilirdi. Her ne olursa olsun onun daima yanında olmalıydı. Onu kendi başına bırakmanın ne kadar hatalı olduğunu düşünmekten kendini alıkoyamıyordu. Durağa gelince banka oturup kafasını eğdi. Yere boş bakışlar atarak otobüsü beklemeye başladı. Durağa giren bir kadın sesiyle ...