Başka bir zaman olsa hiç duraksamadan o tarafa koşardı, ama şimdi hiçbir şey hissetmiyordu. Elinde olmadan başını kaldırıp yukarı bakarken kocaman bir gümüş tepsi gibi ışıl ışıl ayı gördü. Sanki köprünün üzerine düşmüştü. Baktıkça da anlaşılmaz bir şekilde içinde bir an önce kaçıp gitmek geldi. Rüzgâr hızını arttırmış, yıldızların önünü kapatan bulutlar alçalmış, gökyüzü durmadan kargacık burgacık ışıltılarla parçalanıyordu. Biraz hızlanarak Tandoğan’dan gelen üst yola çıktı. Kalabalıktı ve insa ...