Yusuf Öztürk, ortopedik engelli bir genç. Hayatı boyunca yalnızca yollarla değil, ön yargılarla da mücadele etti. Göz ardı edilen bakışlara, sessizce yükselen sorulara, yok sayılan hayallerine rağmen dimdik durmayı bildi. Boncuklarla süslediği bileklikler gibi, hayatını da sabırla ilmek ilmek ördü. Her boncukta bir umut, her iplikte bir mücadele gizliydi. Bir akrabasının "Yusuf, sen bunları yazmalısın" demesiyle kalemini eline aldı. Böylece sadece bir hikâye değil, bir direniş doğdu bu satırlard ...