Bir işim var. Şehrin ana caddesinde "Moda" kundura mağazasında çırak olarak çalışıyorum.
Patronum, yüzü toprak renkli, silik, dişleri yeşilirnsi, gözleri kirli su gibi bulanık, tombulca, ufak tefek bir adam. Bana gözleri iyi görmüyor gibi geliyor. Bundan emin olmak için yüzümü buruşturuyorum.
Donuk, fakat sert bir sesle:
"Yüzünü öyle buruşturma," diyor.
Bulanık bakışlan görüyor muydu yoksa? Bu beni kuşkulandınyordu ve bir türlü kestiremiyordum. ...