Sartre bireyinin yazgısını devralan insanoğlunu zorlu bir macera beklemektedir. Önce kendinde-varlık denilen şeyin kabuğunu kıracak, içindeki özü, kendi-için'ini özgür kılacaktır. Geride ise dönüp dolaşıp sığınacağı ne kabuk kalacaktır ne de korunaklı bir yuvası. Bu yenidoğanın hareketleri, anadan doğma bir körden veya rüzgarda uçuşan bir çiçekten farksızdır. Yenidoğanın da bunu anlaması uzun sürmez. Zira o, yakıp yıkmak için silahlanmış bu yeni varoluş biçimiyle bir yere varamayacaktır, bir şey ...