“Adım kadar ebruli bir rüya gibiydi hayat denen sahnede bendenize ayrılan yer. Evlatların kimi önümden öylece geçip gitti, kimi seyirci koltuklarını kâh doldurup kâh boşaltmakla yetindi. Kimi ise sahneme çıkıp oyundan bir renk, bir perde olmayı seçti. Perdeler belki de büsbütün başka renklerdeydi ancak her birinden ayrı ayrı yansıyan nurun ebeveyn gözlerimde bıraktığı duyum hep aynıydı, hep aynı kaldı. Hepsi evlat rengindeydi işte, bilmem ki nasıl anlatılır?” Ebruli üç katlı, altı daireli bir ap ...