Gündelik hayatın en sıradan anlarını düşünün: Yemek
yemek, uyumak, evde oturmak, bir dostla sohbet etmek…
İlke Kalaycı’nın öykülerinde bu anlar, birdenbire bambaşka
bir yöne savrulabiliyor. Alışıldık olanın içinden beliren
tuhaflıklar, okuru hem gülümsetiyor hem de düşündürüyor.
Bu kitapta bedenler küçülüp bir termosa sığabiliyor, bir kedi
hafızanın koruyucusu olup karşımıza çıkabiliyor, sıradan bir
eşya insana meydan okuyabiliyor. Gerçeğin bildiğimiz
sını ...