İyilik ve kötülük algısı sürecinde içgüdülerin müphem boşluğunda salınan
psikolojik kırılgan bir sarkaçtan söz etmek mümkündür. Varlık ve yokluk
ikileminin yarattığı bu sarkaç, öne doğru salındığında kişi kendisi arkaya doğru
salındığında öteki kişi olabilir.
"Düşkıran Sarkacı" doğal iklimini yitiren genç İsmail'in değişim serüveninin,
kazanma hırsının, toplumsal konumunun ve güçlü olma tutkusunun ayna arkasıdır.
Kişiliğini yaşadığı toplumun karanlık yüzüyle özdeşle ...