"Her kalbi derleyen bir bahçıvan olmalıydı; umudu, sevgiyi ve adımları yeşerten bir bahçıvan..."
Sanki bir meleğin gölgesinde, hıçkıra hıçkıra ağlıyordu. Sanki bir denizin gözlerinde, hıçkıra hıçkıra ağlıyordu... Bir şairin mısralarında, bir çölün susuzluğunda, bir Hira'nın bağrında, bir arşın merhametinde, hıçkıra hıçkıra ağlıyordu Hanna... Unutulmamıştı hiçbir an, unutturulmuştu...
Kardelenler açarken, kendisi hercailer yeşertmişti dünyasında; mevsimler birbirini tamamlar ...