18. yüzyılın sonundan itibaren hayatın tüm alanlarında yaşanan dramatik değişim ve dönüşüm, insanlığı sosyo- kültürel yaşamın geleneksel akışından uzaklaştırıp, kurumsal boyutları farklı yeni üretim ve yönetim biçimleriyle tanıştırdı. Din ve geleneklerin etkin bir rol oynadığı homojen yapıdaki geleneksel toplumlar; sanayileşme ve kentleşme süreçleriyle birlikte heterojen ve bireyselci bir yapıya dönüştü.
Bu değişimin etkisindeki filozoflardan Friedrich Nietzsche, Tanrının öldüğünü ve artık ...