Ne bilsin insanlar şehre küsüp dağ başına gittiğini, insansızlığın içinde insanı arama çabanı. Kim bilsin ağrıyan ellerinin, güçsüz vücudunun annenden miras bir illet olduğunu. Sen bile bilmezken. Bu illet yüzünden eriyen kaslarındaki dayanılmaz acının, şehrin kalabalığında yaşadığın yalnızlık sancısıyla yarıştığını bilemezler...
Deliler, Bavullar ve Tanışma Biçimleri; hayata deli deli bakanları, büyük bir yalanın ardına saklanan mutlulukları, gitmek için değil, kaçmak için çizilen yo ...