On dördümde bir yaban çiçeğiydim, bir çekimlik taze gül kokusu. El değmedik bir damla berrak su sabah çiylerinden. Ürkek sarıasma; yuvasından uzak. Suya yenice düşmüş nilüfer; kurbağadan korkan. Asmasız koruk; er-mekten tedirgin. Bir tutam mavi ay ışığı; kırılgan. İnceden bir delikanlı; çakır, sarışın, dik baş. On dördümde bir gurbet ezgini Adana?da.
Gurbetçilikte tez büyürmüş insan, ben de hızla büyüyecektim. Daha gelir gelmez Tanrı?nın kaybedip Allah?ın kazandığını, Nihal Atsız?ın ...