Doğa, doğurgan ve besleyici niteliğiyle dişidir; feminendir. Özellikle kapitalizmin belirlediği toplumsallığın her anlamda doğaya karşıt gelişimi, onu talan ve tahrip eden rasyonalitesi, zihinde ve Dil'de kültür/doğa karşıtlığı olarak belirir.
Şiir bu karşıtlık temelinde oluşan anlamlandırma düzeneklerini yapı-bozuma uğratır. Erken romantizmden geç moderne bağlanan süreçte şiir, ses ve koku dolayında yitik bir doğayı hatırlamaya çalışırken, Dil'i de bu bağlamda feminen bir duyarlılıkl ...