Hicret eder gözler, şu ezan arşı delip geçer; lakin kalbin ferah bulmaz. Neler kurban vermedin ki aşk dehaletine ulaşabilmek için, ulaşabildin mi? Bu içindeki ihtiyar ses susmak bilmez bir türlü. Bir türlü dedimse, bin bir türlü. Öylece bekler durur asıl yerinde. An geldi kılıçtan keskin oldun. An geldi kılıç geçmez taş. Ne keskinliğin ne de sertliğinden fayda buldun. Haydi artık, aşk miğferini tak, aşk pusatını kuşan, aşk atına bin, yürür isen yollar aşk ülkesine revan...
Ne baş verm ...