Çentik, akışkanlığı kesintiye uğratıyor; aksatıyor, yavaşlatıyor. Akışkanlık mutluluktur, yanılsamasını yırtıyor, ânın çatlaklarında biriken geçmişle geleceği yüzleştiriyor. Varoluş, tam da bu kesintide nefes alıyor: Duraksamak, parçalanmak, küçülmek sonra yeniden örülmek üzere. Belki de gerçek akış, durup baktığımız o çentiklerde saklıdır -tam da anlamın koşarak yakalanamayacağını fark ettiğimiz anlarda: Bir daktilonun tuşlarındaki enkazdan yükselen sessiz çığlıklar, bir tahterevallinin tepesin ...