Arabadan indirildim, birkaç adım bahçede yürüdükten sonra gri renkle boyanmış binadan içeri girdik. Uzun bir koridordan geçtikten sonra hücrenin kapısı açıldı ve içeri atıldım. İçerde korkunç bir koku tokat gibi yüzüme çarptı. Kelepçem açıldı ve kapı üzerimde kapandı. Hücre dört metre uzunlukta, iki metre genişlikteydi. Sıvası dökülmüş, duvarları nemliydi. İçerde ne su ve ne de tuvalet vardı. Hücrenin tavanına yakın küçük bir pencere vardı. Pencere demir parmaklıklarla kapatılmış ve camı kırılmı ...