Toplum olarak inançlarımızın kaynağı ve kökeni konusunda ilgili ve bilgili olduğumuz söylenemez. Bu bilgisizlik ve ilgisizlik hali, sosyo-ekonomik düzeyi farklılaşan tüm toplumsal kesimler için geçerlidir. Maalesef insanlarımız, babalarından ve atalarından kalan inançları araştırmak ver sorgulamak yerine, birer miras kimlik olarak onlara sarılmayı ve ölümüne savunmayı tercih etmektedir.
Bu kitabın hazırlanmasındaki temel amaç, inançlarımızın, ritüellerimizin ve kabul ettiğimiz/uygula ...