Ozan'ın sessizliği ise hem çorbacı için, hem köylülerin çoğu için suçlamaların kabûlü gibiydi. Hem "Sükût ikrârdandır" dememişler mi? Koca Ozan, önce boynuna dayanan kılıcı indirdi, sonra da boynunda hafifçe akan kanı sildi ve köylülere dönüp, konuşmaya başladı.
"İçeride iki yiğit yatıyor. Şafak vaktinden beri dövüşen iki yiğit. Ne için dövüştüklerini bilmiyorum. Allah'ın izniyle, iyileştiklerinde sorarız. Lâkin birbirlerine ölesiye, öldüresiye saldıran iki yiğit, bunlar...
...