“İnsanın hayatında hatırat-ı maziyeye tevcih olunan nazar-ı ric′î bence aynıyla tersine çevrilerek bakılan bir dürbüne benzer: Bütün menâzır ve eşkâl, uzaklarda, ancak fark olunabilen uzun mesafelerde sırayla durur; fakat elvana, hututa ait olan bütün nazarı rencide edecek nekaisi mesafenin bu′duyla örtülmüş, gizlenmiştir. Yıkık duvarlar, fersûde binalar, mülevves sokaklar, hepsi resimlerde güzel görünen menâzır gibi latif, hoş, nazar-nevaz bir zarafet kesbeder. İşte, ben de bu dürbünü tersine ç ...