"Osman Çakmakçı için şiir, bir bilme eylemi. Kavramlara sığınmayan, çünkü kavramların dünyayı fakirleştirdiğini bilen bir şiir bu: Nesneleri, durumları, dünyayı yeniden söze bürüme faaliyeti. Çıplak bir şiir. Ağaçlara sarılabilir, yunuslarla yüzebilir, mürekkep balıklarının kemiklerine birtakım işaretler kazıyabilir, çiçeklerin güldüğünü görebilir, hiç ağızdan dökülmemiş seslerle kelimeler oluşturabilir – çünkü biliyor, şiir, yani varoluş gerçekliğe sığmaz, hele sesler, harflerden taşar, kelime, ...