Başımı demirlere dayadım. Ayaklarımı uzattım. Bileğim halâ ağrıyordu, içim kazınmaya başlamıştı. Bütün gün bir şey yemediğimi hatırladım. Bu gece de aç yatacaktım demek. Babam keşke bana bir şeyler bıraksa diye geçirdim içimden. Derken, devenin beni gelip bu gece gezmeye götüreceği geldi aklıma. Birden yerimden fırladım, koşmaya başladım. Oyuncakçı, dükkânını kapatmıştı. Ama ben demir kapının ardından oyuncakların seslerini duyuyordum. Trenler çufçuf ederek geçiyor, düdüğünü öttürüyordu. Koca ay ...