O günden sonra koşarak varmaya başladım sınıfa. Sessiz bir yarış başladı Görkem’le aramızda. Kâh o kapardı sandalyeyi kâh ben. Bazen de sahibinin oturmasına izin verirdik aramızda anlaşmışçasına. Hatta sandalyeyi sınıftaki cılız çocuklara verdiğimiz de olurdu. İkimiz de daha o yaşta en iyi despotizmin azıcık da eşitlikçi görünerek yapıldığının farkındaydık herhalde.Gel zaman git zaman birkaç veli daha çıkageldi ellerinde plastik sandalyelerle. Bir oldu iki, iki oldu dört sandalye. Biz Görkem’le ...