Adalet Ağaoğlu, kendini hemen ele vermeyen teknik denemeleriyle çok sesli bir orkestreyı yönetir gibidir oyunlarında. Sahne tasarımı, lamba, radyo, kapı gibi objelerle nasıl küçük ama zengin bir dil oluşturursa; konuşmalar da bir o kadar eşyaya bağlanır ve derinleşir. Yıkılmış duvarlar, yasaklanmış sokaklarla çevrili hayatlar, zor ayakta duran ev kadınları, baskın fakat yanlış ahlaki kabuller ile iç içe büyüyen insanlar, siyasetin ve toplumun gölgesinde ışığı arayanlar, kaçışla mutlu olmaya çalı ...