“Sana söz! Göreceksin bu bekleyişini telafi edeceğim. Gözlerimize çektiğin çizgi yüzlerce kez uzayıp kısalacak. Çığlıkların; şehvetinin gecemize saçtığı en özgür, en somut delili olacak. Bekle! Bir fırtınanın ortasında okyanusun içine düşmüş, ıslak bir pusulayım çünkü şimdi. Sularını böleceğim ve gövdemi de sıkı sıkı saracak, benim için açtığın geçidinin girişini arıyorum. Yerimi alır almaz, bekletmeyeceğim seni artık söz! Hızla dibe doğru inecek, sana çarpıp daha hızlı geri döneceğim. Ve tekrar ...